Son günlerde Ceyda Düvenci’nin kızıyla ilgili yaptığı bir paylaşım sosyal medyada büyük tartışmalara neden oldu. Düvenci, kızı için Instagram’da şu cümleleri yazmıştı:
“Gün senin günün… Gözümde mutluluk gözyaşları… Balköpüğüm genç kız oldu… Gelsin ritüeller… Kutlayalım yeni zamanını…”
Aslında bir annenin kızının büyümesini duygusal bir dille paylaşmasından ibaret olan bu mesaj, sosyal medyada kısa sürede olumlu ve olumsuz pek çok yorumun odağı hâline geldi.
Ceyda Düvenci’yi uzun zamandır sosyal medyadan takip ediyorum. Özellikle serebral palsi hastası olan kızıyla ilgisi ve annelik konusundaki hassasiyeti birçok insan tarafından biliniyor. Özel bir çocuğun annesi olmanın sorumluluğunu taşıyan, aynı zamanda küçük oğluyla da yakından ilgilenen güçlü bir kadın profili çiziyor.
Sanatçı kimliğinden çok, anneliği ve mücadeleci yönüyle dikkat çeken bir kadın olduğunu düşünüyorum.
Ancak gelin görün ki kızıyla ilgili yaptığı bu paylaşım bile bazı insanlar tarafından neredeyse bir tartışma konusu hâline getirildi.
Doğrusu şaşırıyorum…
Ne ara bu kadar agresif, bu kadar keskin eleştiren bir toplum hâline geldik?
Sanki sürekli eleştirecek, gerginlik yaratacak bir konu arıyoruz. Bu durum sosyal medya paylaşımlarında çok daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Geçtiğimiz günlerde kendi sosyal medya hesabımdan Zeynep Ton ile ilgili bir paylaşım yapmıştım.
Paylaşımımda şu bilgileri yazmıştım:
“Zeynep Ton’un babası basketbolcu, annesi eczacı. Ninesi Gülçehre Askeran ise Kars’ın önemli kadınlarından biridir. Zeynep Ton, Harvard University’de profesör ve dünyanın en iyi 40 işletme bölümü hocasından biridir.”
Bir kadının başarısını paylaşmak neden başka bir kadını rahatsız eder?
Yorum yazan bir erkeğe, özel mesajdan benim için “Bu tip gazeteciler ünlüleri ve zenginleri yazarak bir yerlere gelmeye çalışıyor” şeklinde çirkin bir ifade kullanılmış.
Düşünün…
Başarılı bir kadını sayfamda paylaştığım için bir başka kadın tarafından adeta linç ediliyorum.
İnsanın aklına şu sorular geliyor:
Ne alıp veremediğiniz var?
Nedir içinizdeki bu kötü duygular?
Birini alkışlamak gerçekten bu kadar mı zor?
Alkışlayamıyorsanız bile susmak bu kadar zor mu?
Bugün bir kadın olarak beni linç eden bir zihniyet, yarın başka bir kadına yapılan haksızlığa da sessiz kalabilir.
Dünyada onca güzel şey varken, mutlu olabileceğimiz onca nimet varken çevremize nifak tohumları ekmek neden?
Huzursuzluğunuzun ya da başarısızlık duygusunun öfkesini; başarılı olmak için çabalayan, hayata tutunmaya çalışan, evlatlarına güzel bir gelecek sunmak isteyen insanlardan çıkarmayın.
Hiçbir şey yapamıyorsanız en azından susmayı öğrenin.
Çünkü huzur aslında kendi elimizdedir.
Siz hangi tohumdansınız?
Hayata hangi tohumları ekiyorsunuz?
Atalarımızın dediği gibi:
“Ne ekersen, onu biçersin.”
Herkesin kalbine huzur tohumlarının ekildiği günler diliyorum.
NOT:25.01.2021 Tarihli yazım.
Yeşim Sultan Gören
