KÜLTÜR-SANAT

Kartal’da Tiyatro Rüzgârı: Hafta Boyunca Perdeler Kapanmıyor!

SİYASET-YEREL YÖNETİMLER-EKONOMİ

Kartal’da Geleceğin Çevrecileri Yetişiyor: Dünya Su Günü ve Orman Haftası Coşkuyla Kutlandı

SİYASET-YEREL YÖNETİMLER-EKONOMİ

Kartal’da 18 Mart’ta Çanakkale Şehitleri 111. Yılında Saygıyla Anıldı

KÜLTÜR-SANAT

NEVRUZ

NEVRUZ

NEVRUZ

NEVRUZ

 

Türk milletinin geleneksel millî bayramlarından birisi de Nevruz’dur. Nevruz bayramının

tarihi Türklerin tarihi kadar eskidir. Türkler İslâmiyet öncesinde bu bayramı “Yeni gün”, “Bahar

bayramı”, “Ergenekon bayramı” gibi isimlerle anıyorlardı. Mete Han zamanından beri var olan bu

bayram, Türklerde bir tabiat bayramı geleneğidir. Nizami Gencevi “Iskendernâme” adlı eserinde

M.Ö. 350 yıllarında Nevruzun Türkler tarafından büyük bir halk bayramı olarak kutlandığını

yazmıştır. Farslar ise Nevruz bayramını XI. yüzyıldan itibaren kutlamaya başlamıslardır. Bu da

asırı Fars milliyetçisi olan Firdevsi’nin tesvikiyle olmustur. Bazıları yanlıs bilgilerden yola çıkarak

Nevruz’un Türklere Farslardan geldigini ileri sürmektedir. Oysa Nevruz, Türk dünyasının

kuzeyinden güneyine, batısından dogusuna kadar uzanan engin cografyada yasayan topluluklar

tarafından kutlanan bahar bayramıdır. Nevruz, bu cografyadaki insanları birbirine kenetleyen,

birlik ve beraberligi pekistiren bir gündür. Türk kültüründen kaynaklanan Nevruz bayramı, her

yönüyle Türk gelenek ve görenekleriyle zenginlesmis ve temeli bes bin yıllık tarihine dayalı milli

bir bayramdır. Türkler, bu takvim degisikligini topragın uyandıgı gün ile özdeslestirmistir.

Adriyatik’ten Cin seddine kadar kapsayan birçok ülkenin kaynaklarından görebiliriz ki bu bayram

Türklerden alınmıstır.

Kaynak: https://dergipark.org.tr/en/pub/avrasyad/article/175279

Farsçadan Dilimize geçen, Nev Ruz, Yenigün anlamına gelmektedir. Halk arasında Mart dokuzu denilmesinin sebebi Rumi Takvime göre Martın 9´una denk gelmesidir.

İran kaynaklı bir inanışa göre Tanrı´nın evreni ve insanı yarattığı gün olarak ve Göktürklerin Ergenekon´dan çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak kutlanıldığı bilinmektedir. Azerbaycan,Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Afganistan´da çeşitli kültürel, sosyal ve spor etkinlikleriyle de kutlanıyor. Gece gündüz sürelerinin eşitlendiği bu gün, havaların ve toprağın ısındığı ağaçların çiçek açtığı baharın müjdeleyicisidir.

Bugün Ülkemizin birçok ilinde çeşitli gelenekselleşmiş kutlamalar vardır. Kars-Iğdır yöresin de uzun yıllardır halk Nevruz Bayramı haftasını birçok değişik etkinliklerle kutlamaktadırlar. Özellikle daha çok bekârlara ve çocuklara yönelik olan kutlamalarda ortak payda dostluğu, sevinci paylaşmaktır. Kapı dinleme, mendil atma, ateş yakma, nevruz yumurtası, semeni ekme, suya yüzük  atma bu tür etkinliklerin başında gelir.

Semeni Geleneği: Bayramdan bir ay önce buğday ıslatılarak "semeni" adı verilen yeşil çim yetiştirilir. Semeni, baharın bereketi, toprağın canlanması ve yaşamın sembolüdür; genellikle kırmızı bir kurdele ile bağlanarak sofraya konur.


Yeddi Levin (Yedi çeşit) , Baca-baca ,Ahir Çarşamba 

Yedi çeşit demektir. Nevruzdan önceki Salı gecesi yapılır. İçinde yedi çeşit kuruyemiş bulunmaktadır ama en önemlisi daha önceden mor soğan kabuklarıyla birlikte veya samanla kaynatılarak boyanan yumurtalar ve günler öncesinde ekilen buğday semenisinin bu yedi çeşit kuruyemişin ortasın da yer almasıdır. Bayram günlerinde çocuklar ve gençler toplanıp boyanan bu yumurtalarla tokuşturma oyunu oynarlardı. Diğer dini bayramlarımız da olduğu gibi şeker toplayan çocuklara bu yumurtalardan ve çerezlerden ikram edilirdi. Buna da halk arasında baca-baca payı denilirdi. Eskiden evlerin bacaları olduğu için bu bacalara şal içinde paylar bağlanılır ve baca-baca yapılırdı.

Bu geceye “Ahir  Çarşamba” denilmektedir.

 Ayrıca Ahir Çarşamba günü sofraların dolu olmasına özen gösterilir. En az yedi çeşit yiyecekle süslenen sofralar, bir şenlik havası içinde hazırlanır. Genç kız ve erkekler kendi aralarında oyunlar oynar, bahtlarını açacak dileklerde bulunurlar. Ahır Çarşamba günü kimseye beddua edilmez ve hiç kimse hakkında kötü söz söylenmez.

 

Ateşten Atlama:

 Bayram akşamı büyük ateşler yakılır ve insanlar "Ağırlığım, uğurluğum odda kalsın" (Hastalığım, şanssızlığım ateşte kalsın) diyerek ateşin üzerinden yedi kez atlar.


Gapı Pusmak (Kapı dinlemek)

Yeddi Levin´in yapıldığı gecede yapılır. Özellikle gençlerin evlenmek için dilek tuttukları, insanların da gerçekleşmesini istedikleri arzularını niyetlenerek komşu ya da akrabalarının kapı ya da pencerelerini dinlemesidir. Duydukları ilk 2 kelimeyle olumlu ya da olumsuz yorumlanırdı. Halk tarafından bilindiği için bu akşam olumlu yönde konuşmalar çoğunluktadır.


Suya yüzük atma,

Bir leğen suya herkes yüzüğünü atar, üstünü bir bezle örttükten sonra, dilek tutulup yüzükler alınırdı. Kendi yüzüğünü alanın dileğinin gerçekleşeceğine inanılırdı. Ahir-Tek (Ahir Çarşamba) Ahir-Tek 21 Marttan önceki Salı gecesinin Çarşambaya bağlandığı gecedir. Yeddi Levinle aynı akşam olan bu gecede sokaklarda (tongal denilen) ateşler yakılıp üstünden atlanır. Bunlarla beraber subaşı gibi etkinlikleriyle; Türk Dünyası ve Ülkemiz de aynı Nevruz şenlikleriyle kutlanılmaktadır.

Baharın gelişini kutlayan, sevincin paylaşıldığı, dostlukların pekiştirildiği bu değerlerimiz maalesef nesilden nesillere aktarılamaması bizler için toplumsal, kültürel değerlerimizin kayboluşudur. Şu an bu gelenekleri yaşayan ve yaşatmaya çalışan insanların olması azda olsa umut verici. Toplum olarak birliği, beraberliği, samimiyet ve dostluğu geliştiren geleneklerimize manevi olarak ihtiyaç duymaktayız. Baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramınızı kutlar, tüm insanlığa sevgi ve dostluk dilerim.


 

Yazan : Sultan Gören

AZERBAYCAN FOTOĞRAF KAYNAK:GÖREN HABER

 

 

 

KAZAKİTSAN/TÜRKMENİSTAN NEVRUZ

RESİM KAYNAK: TRT  AVAZ,ANADOLU AJANSI ,TÜRK DÜNYASI İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

 

 

 



Kategori İçeriği